Bizi Takip Edin!

Okumayacak Nesil Tiyatrocu Olmasın!

13/10/2017

“OKUMAYACAK NESİL TİYATROCU OLMASIN”

ANKARA KULİS KURUCULARINDAN YURTTAKALIN, “KİTAP OKU DEDİĞİMİZ ZAMAN ARKALARINA BAKMADAN KOŞAN BİR NESİL YETİŞİYOR. ÖZELİKLE BU MESLEĞİ YAPACAK GENÇLER, OKUMAYACAKLARSA BU MESLEĞİ YAPMASIN. ÇÜNKÜ BİZ TECRÜBELERİMİZİ VE BİRİKİMLERİMİZİ SAHNEDE AKTARIYORUZ.” DİYE KONUŞTU. İSMET ORHAN

Bahçelievler’de yer alan Ankara Kulis, Ankara’ya farklı bir renk getirdi. Ankara Kulis kurucularından Yurttakalın, “Kitap oku dediğimiz zaman arkalarına bakmadan koşan bir nesil yetişiyor. Özelikle bu mesleği yapacak gençler, okumayacaklarsa bu mesleği yapmasın. Çünkü biz tecrübelerimizi ve birikimlerimizi sahnede aktarıyoruz.” diye konuştu.

Konservatuar sınavlarına hazırlıkta iddialı olan Ankara Kulis kurucuları Emre Yurttakalın ve Serkan Melikoğlu’dur. Hacettepe Üniversitesi konservatuarını şeref öğrencisi olarak bitirdiğinden bahseden ve mekandaki her şeyin el emeği olduğunu söyleyen Emre Yurttakalın, “Hacettepe Üniversitesi Konservatuarı Tiyatro Bölümü’nü şeref öğrencisi olarak bitirdim.

Mezun olduktan sonra hiç vakit kaybetmeden bir arayış içerisine girdik. Sonra birçok başarısız denememizden sonra iş yeri bulma anlamında Bahçelievler’de yerimizi bulduk. Burada gördüğünüz her şey el emeğidir. Aklınıza gelebilecek her şeyi, şu an bastığımız fayanslara kadar ben döşedim. 5 yıl önce Ağustos ayının 26’sında açılış yaptık. Hatta bu ayın 26’sında konser etkinliğimiz var. Açık havada bir opera dinletisi yapacağız. Yerli müzik ve yabancı aryalardan bir konser olacak. 5 yılımızı kutlayacağız” şeklinde konuştu.

“Bale, oyunculuk, drama ve konservatuara hazırlık”
Resim ve heykel dışında bütün sanat dallarının eğitiminin verildiğinden bahseden Yurttakalın, “Zamanla yavaş yavaş ekibi genişlettik. Batılı anlamda eğitimlerin tamamını vermekteyiz. Sonra öğrencilerimiz ve ekip gelişti. Bir tek resim ve heykel çalışmalarımız yok. Onun dışında kursumuzda bale, Latin dansları, zumba, drama, şan, diksiyon, oyunculuk, kamera önü oyunculuk, konservatuara hazırlık, hobi grupları ve batılı anlamda tüm enstrüman eğitimleri veriliyor” diye konuştu.

Konservatuara hazırlıkta iddialılar
Konservatuara hazırlık kurlarında mütevazi olamayacaklarını dile getiren ve önemli isimlerle beraber çalıştıklarını da söyleyen Yurttakalın,” Konservatuara hazırlık konusunda hiç mütevazı olamayacağım. Başarılı bir ekibiz. 20-25 kişilik bir hoca kadromuz var. Tiyatro, enstrüman, opera bölümlerinde okuyan ve mezun olan sanatçı arkadaşlarımızdır. Biz iki kişi yola çıktık. Arkadaşlarımız içinde güzel bir istihdam sağladık. Yaptığımız iş konusunda maalesef çok fazla bir iş sahası yok. Onlar açısından da cv’lerine ekleyebilecekleri güzel bir alan oluşturduk. Çalışma sahası oluştu. Şimdi kadrolarımız da hatta Devlet Tiyatroları Başrejisörü Sinan Pekinton var. Devlet Opera ve Balesi Baş Koreografi Hakan Odabaşı bulunuyor. Sinan Pekinton bu sene üçüncü oyununu yönetecek” ifadelerini kullandı.

“Hayal ortaklığı yapıyoruz”
Hayal ortaklığı yaptıklarını belirten ve daha büyük mekana geçmeyi düşündüklerini söyleyen Yurttakalın, “Mutlaka her sezon başlangıcında bir altı aylık ve bir yıllık sponsorlar oluyor. Sponsorları çok cüzi rakamlara alıyoruz. Bizim işimiz aslında hayal ortaklığı olması lazım. Buraya sponsor olan arkadaşlarımızın bir çoğu zamanında bu işi yapmak istemiş ama yapamamış insanlardır. Biz hayal ortağı buluyoruz. Yapabilirsek Bahçelievler’de 200 kişilik bir salon, büyük eğitim odaları yapmayı düşünüyoruz. Buradan çıkıp daha bir geniş alana gitmeyi düşünüyoruz” dedi.

“Seyirci memnun kalıyor”
Seyircinin memnun olduğunu, sıcak ve samimi bir ortam olduğunu söyleyen Yurttakalın,”Devlet tiyatrolarının çok fazla sahnesi olduğu için insanlar böyle yerleri bilmiyorlar. Seyirci ilk defa geliyor ve sahneyi gördükten sonra burada mı oynayacaklar diyorlar. Bir dahaki temsile 8-10 arkadaşını da getirmiş. Oyun programını alıyor ve bütün oyunlara gelmeye başlıyor. Burada oyun oynuyorum ağzımdan salyalar, üzerimden kanlar akıyor. Seyirciler çok az bir mesafede oyun izliyor. Daha samimi ve sıcak bir ortam oluyor. Salon küçük olduğundan içerisi 3d gibi oluyor. Seyircilerin içerisinden ve arkasından sahneye girdiğimiz için güzel bir etkileşim oluyor. Seyirci bu anlamda çok memnun kalıyor ve beğeniyorlar. Oyunlarımız 7’den 77’ye herkese hitap ediyor” açıklamasında bulundu.

“Sadri Alışık En İyi Özel Ödülü”
Ödüllerinin olduğundan bahseden ve daha farklı kesimlere de hitap etmek istediklerini söyleyen Yurttakalın, “Geçtiğimiz sezon Sadri Alışık En İyi Özel Tiyatro ödülünü aldık. Sanat kurumundan erkek ve kadın oyuncu ödüllerini aldık. Ben ve diğer bir arkadaşım en iyi erkek oyuncu ödüllerini aldı. Bu anlamda iyi bir iş ortaya koyduğumuzu anlıyoruz. Bizim için daha farklı kitlelere hitap etmek daha yararlı oluyor. Ama bu anlamda bizi zorlayan şey ise vasıtadır. 8 buçuk Bahçelievler için güzel bir saattir. Ama iki saatlik ve 2 buçuk saatlik bir oyun yaptığımızda çoğu seyircinin metro, otobüs problemleri var. Seyirci buraya geldikten sonra mutlaka memnun ayrılıyor. Ama seyirciye o ilk adımı attırmak önemlidir. Çünkü seyirci şunu algılayamıyor. Bu kadar küçük bir alanda tiyatro yapılır mı diye düşünüyorlar. Bizim de çok küçük bir bakış açımız var. Arkanda saray olduktan sonra kral oynamak kolaydır. Önemli olan saray olmadan kralı oynayabilmektir. Biz burada hiçbir şey olmadan bu işi yapıyoruz.” dedi. Yurttakalın, “Zeka olması şarttır. Çünkü bir işi böyle yapabiliyorsan her bakış açısıyla düşünmen lazım. Mesela ortaoyunu oynuyoruz. 4 senedir kapalı gişe oynadığımız bir oyun. Aynı oyunu 25 ve 30 kere izleyen izleyicilerimiz var. Çünkü her oyun gündeme göre değişiyor. Oyun Politik – komedi’dir. Arada gır gır esprilerimiz vardır. Sahnede anlık espri yapmanız gerekiyor. Oyunda ben pat diye bir şey söylüyorum. Ve gelebilecek bütün cevaplara da bir cevap olarak söylüyorum. Farklı açılar çok önemlidir. Zeka olduktan sonra bunun üzerine çok fazla çalışmayla kendini terbiye etmeyle mutlaka bir şeyler koyabiliyorsunuz. Benim enstrümanım da bedenim, beynim ve dilimdir. Bunu geliştirebilmek için sürekli antrenman ve çalışma yapman lazımdır.” dedi.

“Bilgi birikim ve dolum şart”
Konservatuara öğrenci hazırladıkları için bilgi birikimi ve dolumun şart olduğunu söyleyen Yurttakalın,”İki günde bir mutlaka tiyatro metni bitiriyorum. Onun dışında fazlasıyla şiir merakım var. Beğendiğim şiirleri aşağıda ses odasında okuyorum. Enstrümancı arkadaşlarda bana eşlik ediyor. Bütün şairlerin hayat hikayelerini ve şiirlerini neden yazdıklarını bir çoğunu bilirim. Konservatuara öğrenci hazırladığımız için bilgi birikimi ve dolum şart oluyor. Öğrenciye bir şeyler verebilmek için bir şeyler almamız gerekiyor. Çünkü jenerasyon git gide bozuluyor ve değişiyor. Ayak uydurabilmek için çok fazla kendi bilgi ve birikimimizi de doldurmamız gerekiyor. İnsanlarda böyle bir eğilim yok. İnsanın ay sonunda alacağı parayı kendi belirliyor olması daha çok çalışmasına sebep oluyor” diye konuştu.

“Okumayacak nesil tiyatrocu olmasın”
Okumayacaklarsa bu mesleği yapmasınlar diyen ve bilgi birikimin ve tecrübelerin sahnede seyirciye aktarıldığını söyleyen Yurttakalın, “Düşünmeleri lazım. İnsanlar şu anda özellikle gençler, ‘tiyatroya gireriz, dizide oynarız’ düşüncelerindeler. Sanki bütün dizilerde onları bekliyor. Kitap oku dediğimiz zaman arkalarına bakmadan koşan bir nesil yetişiyor. Özelikle bu mesleği yapacaklarsa okumayacak gençler bu mesleği yapmasın. Çünkü tecrübelerimizi ve birikimlerimizi sahnede aktarıyoruz. Gençlerin belli bir hayat tecrübeleri yok. Bir şeyler de okumayınca, okuyup başka dünyalara da gitmemiş. Hiçbiri Oğuz Atay okumamış ve onun dünyasına girmemiş. Kendini doldurmamış adam seyirciye burada ne verebilir. Rol yapmaktan ziyade karakter olabilmek önemlidir. İnsanların farklı şekilerde bir şeyler yaşaması lazım ki seyirciye bir şeyler aktarabilsin. Gündelik hayatına bakıyorsunuz instagram, facebook, bilgisayar oyunu oynuyor. Sonra da kalkıp buraya kursa geliyor” şeklinde konuştu.

Diğer Yazılarımız