Bizi Takip Edin!

Sinema Port Röportajı

08/01/2021

Merhaba Serkan Bey, Sinemaport’a hoş geldiniz. Nasılsınız? Sizleri daha yakından tanıyabilmemiz için biraz kendinizden bahseder misiniz?

Çok teşekkür ederim. Sinemaport’ta olmaktan çok mutluyum. Ankara doğumluyum. Yoğun şekilde sosyal aktiviteler ile geçen bir çocukluğun ardından, Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümünden mezun oldum. Kulis Sanat Akademisi ve Tiyatrosunu kurdum. Aktif olarak televizyon projelerinde yer alıyor, tiyatroda eğitmen ve oyunculuğa devam ediyorum.

Covid 19 süreci işinizi ve kişisel yaşamınızı nasıl etkiledi? Bildiğiniz gibi pandemi sürecinden en çok etkilenen alanlardan biri görsel sanatlar oldu. Bu konu hakkında neler söylemek istersiniz.

Genelde çalışkan biri olduğuma inandığımdan, bu süreyi kendimi geliştirerek geçirmeye çalıştım. Bir gün bu hastalık sona erdiğinde her şeye hazır olmaya çalışıyorum. Pandeminin ilk zamanları sette çalışmaya devam ediyorduk. Sonrasında herkes gibi bizler de durduk. Akademi ve Tiyatroyu durdurduk ve zorunlu bir dinlenme süreci başladı. Eve vakit ayırdım. Tiyatrolar ve sahne sanatları sosyal bir aktivite olduğu için; hastalıktan korunmanın bir numaralı yolu da sosyal mesafe olduğu için en çok etkilenen sektörlerden biri oldu. Şimdilerde tekrardan bir hareketlilik başladı insanlar özledi çünkü aktiviteleri. Bizlerde çalışmaya başladık. Şimdi sıra seyircilerimizde. Onlardan çevrelerindeki tiyatrolara destek olmalarını, oyunlara gitmelerini, destek biletleri almalarını rica ediyorum. Sanat yalnız yapılmaz.

Oyunculuk ile tanışmanız ilk nasıl başladı ve şuan nasıl gidiyor?

Tiyatro ile ilkokul yıllarımda Ankara Sanat Tiyatrosu’nun “Rüzgarla Yarışan Tay” oyununda tanıştım. Ve insanların bir hayvanı canlandırıp onlar gibi hareket ediyor olması beni çok etkiledi. Bu insanlar ne yapıyorsa ben onu yapmak istiyorum dedim. Oyuncu olmaya karar verdim. Her yönelimim bunun üzerine oldu . Konservatuvarı kazanıp mezun olmamla profesyonel hayata adım atmış oldum. Şimdilerde aktif olarak tiyatroda yer alıyorum. Setler müsaade ettikçe televizyon ve sinema projelerinde yer alıyorum. Gayet keyifli bir süreç devam ediyor benim için. Umarım izleyen seyircilerimize de bu keyfi yaşatıyoruzdur. Keyif almadan bir iş yapmanın doğru sonuçlar vermeyeceğine inanıyorum.

2013 yılında Ankara da kurduğunuz Kulist Sanat Akademide çalışmalarınız nasıl gidiyor ve oyunculuk, enstrüman, şan, bale, konservatuvara hazırlık ya da birebir özel dersler veya hobi amaçlı olarak eğitim almak isteyenler size nasıl ulaşabilirler?

Kulis Sanat Akademisi ve Tiyatrosu Ankaralı sanat severlere hem eğitim hizmeti veriyor hem seyir zevki sunuyor. Birbirinden değerli profesyonel sanatçılara ev sahipliği yapıyor. Seyircilerle sık sık buluşuyoruz. Bahsettiğiniz eğitimler için bizimle sosyal medya üzerinden ve/veya telefon yoluyla rahatlıkla iletişim kurabilir ve bilgi alabilirler. Web sitesi üzerinden detaylı bilgi edinebilirler. Büyük hayaller kurarak açtığımız bu yerin bu günlere geldiğini görmek çok gurur verici. Yetiştirdiğimiz öğrencilerin başarısı gelecek günlerin habercisi diye düşünüyoruz.

Bugüne kadar ‘’Aşkların En Güzeli, Beni Affet, Beni Bırakma, Diriliş Ertuğrul’’ dizilerinde ve ‘’Şevkat Yerimdar’’ sinema filminde sizleri izledik. Peki şimdilerde üzerinde çalıştığınız yeni projeleriniz var mı? Biraz bahsedebilir misiniz?

Hepsi çok keyif aldığım projelerdi. Oralarda çalıştığım tüm ekip arkadaşlarıma teşekkür ederim tekrar. Hepsinden ayrı şeyler öğrenip, deneyimledim. Ekim ayı ile birlikte PH7 Menajerlik Beyza Eraydın ile birlikte çalışmaya başladık. Uygun olabilecek projeler ile ilgili görüşmeler yapıyoruz. Temasta olduğum birkaç proje var. İlerleyen günlerde güzel projelerle buluşacağımıza inanıyorum.

Bir dönem TRT ekranlarında ‘’Ben Yaparım’’ ve ‘’Akşam Vakti’’ isimli programlarla sunucu olarak da sizleri izlemiştik. Tekrar tv sunuculuğu üzerine bir teklif gelse cevabınız ne olur? Değerlendirir misiniz?

“Ben Yaparım” programının gerçekten yeri çok ayrıdır. “Akşam Vakti” programı da canlı yayındı ve çok farklı bir deneyimdi. Sunuculuk benim ikinci heyecanım diyebilirim. O yüzden her daim cevabım uygun bir proje ise “Kesinlikle EVET” olacaktır. Anlık bir reaksiyon vermeniz gerektiği için bana her zaman çok heyecan vermiştir.

Kariyerinizde kendinize belirlediğiniz bir hedefiniz var mı?

Hayal kurmaktan hiçbir zaman vazgeçmedim. Onları da hep küçük hedefler belirleyerek gerçekleştirmeye çalıştım. Gerçek bir kişinin hayatını sinemada oynamayı çok isterim. Sanırım bu şu sıralar yapılan biyografi filmlerinden çok keyif aldığım için olsa gerek. “Müslüm” filmini çok beğendim. Bu tarz bir film şu sıralar hedefim diyebilirim. Ayrıca bir aksiyon delisi olduğum için sağlam bir aksiyon projesi yakın zamanlı hedeflerimden biri.

Oyunculuk dışında boş zamanlarınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Arkadaşlarım ve ailemle zaman geçirmeyi çok seviyorum. Onlarla yapılan herhangi bir aktivite beni çok mutlu ediyor. Sesli kitaba şu sıralar merak saldım. İyi bildiğim ve okuduğum kitapları dinlemek başka bir keyif vermeye başladı. Dans etmeyi çok seviyorum. Bir kapı gıcırtısı durumum var. Film ve dizi seyretmeyi çok seviyorum. Ama onun için gerçekten vaktim olması gerekiyor. Maalesef 1 bölüm izleyip kalkamıyorum. At biniyorum. Oyun oynuyorum. Hayatımı sürekli bir aktivite, bir hareket içinde tutmaya çalışıyorum. Bir köşede sessiz durduğum çok nadir görülmüştür.

Son olarak Sinemaport okuyucularına ve sizi sevenlere neler söylemek istersiniz?

Öncelikle beni misafir ettikleri için çok teşekkür ederim. Sanatla yaşamalarını tavsiye ederim. Sanatı hayatının bir alışkanlığı haline getirirse insan; ruhu beslenecektir. Bu da onları daha mutlu ve huzurlu bir insan olma yoluna sokacaktır. Daha az yargılayacak, daha çok sevmeye başlayacaklardır. İnsanı sevin, sanatı sevin.

Habere Gitmek İçin Tıklayınız.

En Günceller
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Detaylı bilgi için tıklayınız.
Kabul Et